Skip directly to content

Nazal Sprey Aşı Farelerde Yer Fıstığı Alerjisini Baskıladı. Peki Ya İnsanda?

Nazal Sprey Aşı Farelerde Yer Fıstığı Alerjisini Baskıladı. Peki Ya İnsanda?

Ultra-ince nazal sprey formunda uygulanan bir aşı yerfıstığına duyarlılaştırılmış farelerde yerfıstığı alerjisi semptomlarını sınırladı ve önledi.

Journal of Allergy and Clinical Immunology’de yayınlanan bir çalışmaya göre ultra-ince nazal sprey formunda uygulanan bir aşının yer fıstığına duyarlılaştırılmış farelerde yer fıstığı alerjisi semptomlarını sınırladığı veya önlediği saptandı.

Michigan Üniversitesi’nden Mary H. Weiser Gıda Alerjisi Merkezi araştırmacıları aşıyı yer fıstığı alerjilerinin tedavisine yönelik yeni bir immünoterapi formu olarak geliştirdi.

Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Jessica O'Konek “Şu anda gıda alerjisinin tedavisinde FDA onaylı tek yöntem söz konusu gıdadan kaçınmak veya alerjik reaksiyonları başladıktan sonra baskılamaktır. Amacımız, gıda alerjileri için terapötik bir aşı geliştirerek immün sistemin yanıtını değiştirmek üzere immünoterapiyi kullanmaktır” açıklamasını yaptı.

Bir alerjik reaksiyon sırasında vücudun bağışıklık sistemi, normal koşullarda zararsız bir protein olan alerjene aşırı reaksiyon gösterir. Alerjen immünoterapisi, immün sistemi alerjeni tolere etmek üzere yeniden eğitmeyi amaçlar. İnsan klinik çalışmalarında test edilen diğer yer fıstığı alerjisi immünoterapilerinin, bu tip hastaların tümünde olmasa da pek çoğunda yer fıstığına toleransı iyileştirdiği gösterilmiştir. Yer fıstığının idame dozları kesilirse bu tolerans kaybedilebilir; ek olarak, immünoterapi sırasında advers reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Araştırmacılardan Dr. Mary Jane Marchisotto “Kendimizi yeni gıda alerjisi immünoterapilerini geliştirmeye adadık ve bu ümit verici sonuçları sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu ciddi ve yaşamı tehdit etme potansiyeli taşıyan hastalık 15 milyon Amerikalıyı etkilemekte ve giderek daha da yaygınlaşmaktadır. Son on yılda ciddi alerjik reaksiyonlar için acil tedavi uygulamaları neredeyse %400 artmıştır, bu nedenle etkili tedavilere acilen ihtiyaç vardır.” dedi.

Aşı araştırma ekibi güvenli, uzun etkili ve daha geniş çapta etkili yeni bir immünoterapi formu geliştirmek için çalışmaktadır. Deneysel immünoterapi aşısı yer fıstığı proteininden ve ileri düzeyde saflaştırılmış soya fasulyesi yağı, deterjanlar ve suyun yüksek hızda karıştırılmasıyla elde edilen küçük damlacıklar halindeki nano-emülsiyondan oluşmaktadır. Damlacıkların ortalama çapı 350-400 nanometredir; bu, ortalama insan saçının çapından kabaca 200 kat daha küçüktür.

Nano-emülsiyon, vücudun immün yanıtını arttırmak üzere aşıya eklenen bir madde olan adjuvan gibi işlev gösterir. Nano-emülsiyonun enfeksiyonla savaşta rol oynayan güçlü bir immün yanıtı desteklediği daha önce gösterilmiştir. Araştırmacılar bu enfeksiyonla mücadele yanıtının rakip bir alerjik yanıtı baskılayabileceği teorisini öne sürmüşlerdir. İleri düzeyde saflaştırılmış soya fasulyesi yağı hiç soya proteini içermediğinden nano-emülsiyon ile tedavi soya alerjisi gelişimiyle sonuçlanmaz ve soya alerjisi reaksiyonlarını tetiklemez.

Fareler yer fıstığı alerjisinin etkilerini taklit etmek amacıyla deneysel olarak yer fıstığına duyarlılaştırılmış, ardından iki ay süreyle üç doz intranazal aşı uygulanmış ve fareler ya yer fıstığıyla birlikte nano-emülsiyon ya da bir plasebo almışlardır. Son aşılamadan iki hafta sonra fareler yer fıstığına maruz bırakılmış ve semptomları ile immün fonksiyonları değerlendirilmiştir. Plasebo verilen farelerle karşılaştırıldığında, nano-emülsiyon aşısı alan fareler kaşıntı ve gözlerde şişlik gibi lokalize alerjik reaksiyon semptomlarının yanısıra hırıltılı solunum ve şok gibi daha ciddi semptomlara karşı da korunmuştur.

O'Konek “Biz alerjenlere maruz kalım sırasında bağışıklık hücrelerinin yanıt verme şeklini değiştiriyoruz. Aşımız immün yanıtları yeniden yönlendirerek yalnızca yanıtı baskılamakla kalmıyor, aynı zamanda hücrelerin alerjik reaksiyonları başlatan aktivasyonunu da önlüyor. Daha da önemlisi bunu alerji ortaya çıktıktan sonra yapabiliyoruz ve bu, insanlardaki alerjiler için tedavi potansiyeli sunuyor” açıklamasını yapmıştır.

Farelerde aşının sağladığı korumanın uzun süre devam edip etmediğini belirlemeye yönelik ilave çalışmalar devam etmektedir. Gelecekte farelerde yürütülecek çalışmalar, bu korumadan sorumlu olan mekanizmalar hakkında daha fazla ayrıntıyı ortaya çıkarabilir. Başarılı olursa bu deneyler aşının insanlarda kullanımına ilişkin bir klinik çalışmanın başlatılmasını sağlayabilir.

UBA 1827 (Eylül 2018)

Referans:

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/04/180411111101.htm Erişim tarihi: 01.06.2018

18.09.2018

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis