Skip directly to content

Obezite ve Depresyon Açısından Kadınlar Daha Fazla Risk Altında!

Obezite ve Depresyon Açısından Kadınlar Daha Fazla Risk Altında!

Obezite ve depresyon prevalansı gelişmekte olan ülkelerde dahil, tüm dünyada artıyor.

Ülkemizde obezite sıklığı %32 olarak bildirilmiştir; erişkin toplumun 2/3’ünün kilolu ya da obez olduğu, erkeklerde kilo fazlalığının, kadınlarda ise obezitenin daha yaygın olduğu gösterilmiştir.

Depresyon da diğer bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilmekte ve sıklığı giderek artmaktadır. Dünyada her yaş grubunda 350 milyon insanın depresyondan etkilendiği bildirilmiştir.

Depresyon ve obezite prevalansının giderek artması, her iki durumun da sistemik hastalık riskini arttırması nedeniyle önem taşıyor. Obezite ve depresyonun önlenebilir ve yönetilebilir oluşları, temel sağlık hizmetlerinde, sağlığı koruyup geliştiren, böylece sağlık giderlerini de azaltan politikalar oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

Son yıllarda obezite ve depresyonun birbirleri arasında nedensel bir ilişki olup olmadığını inceleyen çok sayıda araştırma bildirilmiştir.

Yapılan çalışmalarda, depresyonun obezite ya da obezitenin depresyon riskini artırdığı gibi farklı sonuçlar bildirilmesine karşın, çoğunlukla depresyon ve obezite arasında karşılıklı bir etkileşim olduğu gösterilmiştir.

Ülkemizde yapılan ve yakın zaman önce yayınlanan bir çalışmaya 18-65 yaş grubunda, 92 obez ve 107 obez olmayan toplam 199 birey dahil edildi ve obez ve obez olmayan katılımcılarda obezite ve depresyon arasında ilişki olup olmadığı incelendi.

 

Çalışmada obezite, Dünya Sağlık Örgütü tanımlanmasına göre; Beden Kitle İndeksi ≥30 olarak sınıflandırıldı. Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) kullanılarak her iki grupta depresyon durumu incelendi.

Çalışmada elde edilen sonuçlara göre;

  • Tüm katılımcılar içinde HAM-D puanlarının kadınlarda, erkeklere göre istatistiksel olarak anlamlı ölçüde yüksek olduğu saptandı.

  • Obez olgularda kadınlarda depresyon riski 3,1 kat yüksek bulundu.

  • Obez grupta depresyon oranı %69,6 iken, obez olmayan grupta depresyon oranı %50,5 olarak hesaplandı.

  • Depresyon riskine göre gruplar incelendiğinde; hem obez hem obez olmayan olgularda cinsiyetin önemli bir risk unsuru olduğu, yaşın her iki grupta da depresyon için risk oluşturmadığı görüldü.

  • Toplam grupta obez olgularda depresyon riskinin obez olmayan olgulara göre 2,9 kat yüksek olduğu saptandı.

  • Tüm katılımcılar değerlendirildiğinde; depresyon riskinin kadınlarda 2,7 kat daha fazla olduğu gösterildi.

 

Obezite ve depresyon prevalansı gelişmekte olan ülkeler de dahil, tüm dünyada artmaktadır. Depresyon ve obezite, sistemik hastalıklara yol açarak, yaşam süresi ve kalitesini düşürmekte ve sağlık hizmetlerine önemli bir yük oluşturmaktadır.

Bu durumun farkında olmak, birinci basamakta koruyucu önlemler geliştirmeyi sağlaması yönünden önemlidir. Fizik aktivite azlığı, beslenme ve çevresel etmenlerin obezite etiyolojisinde yer aldığı bilinmekteyken; ayrıca depresyon etiyolojisinde de rol oynadıkları bildirilmiştir.

 

UBA 1856 (Kasım 2018)

Referans:

Çakmur H, Güneş ÜB. Poliklinik başvurularında obezite ve depresyon ilişkisinin incelenmesi. Türk Aile Hek Derg 2018; 22 (2): 58-65

03.12.2018

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis