Skip directly to content

Vejetaryen Diyet İle Beslenen Erkeklerde Depresif Semptomların Görülme Olasılığı Artıyor mu?

Vejetaryen Diyet İle Beslenen Erkeklerde Depresif Semptomların Görülme Olasılığı Artıyor mu?

Vejetaryen diyet kardiyovasküler hastalık, obezite ve diyabet riskinde azalma ile ilişkilendirilmektedir; fakat bu durumun tersine tüketilmeyen besinlerin içinde yer alan temel besin öğelerinin yetersiz alımı mental sağlığı olumsuz etkileyebilir.

Avustralya’da 20’li yaşlarındaki kadınlar ile yapılan büyük ölçekli bir anket çalışmasında vejetaryenlerde, vejeteryan olmayanlara kıyasla depresif semptomlarda anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır (%22’ye karşı %15). Diğer büyük ölçekli bir çalışmada da kırmızı et tüketiminin az olmasının majör depresif semptom ve anksiyete bozukluğu görülme riskini 2 kat artırdığı tespit edilmiştir.

Alman vejetaryen popülasyonunda depresyon daha yaygın bulunurken, ABD’deki vejetaryen adölesanlarda yeme bozukluğu, intihar düşüncesi ve girişimi daha yüksek bulunmuştur. Ülkemizde yapılan bir çalışmada ise vejetaryen adölesanlarda sosyal ve fiziksel anksiyete skorları daha yüksek bulunmuştur.

Vejetaryen olarak tanımlanan diyetlerin hepsi homojen değildir; bazı kişiler diyetlerinde balığa ve yumurtaya yer vermektedir; ki bu besinlerin omega-3’ten zengin olduğu bilinmektedir.

Randomize kontrollü çalışmaların meta-analizlerinden elde edilen sonuçlara göre omega-3 yağ asitleri depresif semptomların tedavisinde etkilidir. Kırmızı et zengin bir B12 vitamini kaynağıdır ve düşük B12 vitamini ve folat seviyelerinin depresyon riskini artırabileceği düşünülmektedir. Çinko ve demir eksikliği de yine depresyon için bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.

Annedeki depresyonun çocuk gelişimi üzerine etkileri bilinmektedir; buna ek olarak babadaki depresyonun çocuk gelişimi üzerine etkileri arasında da bir ilişki bildirilmiştir. Bu nedenle babadaki depresyonu tanımak ve iyileştirmek önemlidir. Journal of Affective Disorders’da yayınlanan bir makalede eşi hamile olan erkeklerde vejetaryen beslenme şeklinin depresif semptom riskini artırıp artırmadığı araştırılmıştır.

 

Vejetaryen veya vegan diyet ile beslenen erkeklerde partnerlerin gebeliği süresince depresif semptom riskindeki artış, katılımcıların öz değerlendirmeleri ile ve Edinburgh Post Natal Skalası (EPDS) ile belirlenmeye çalışılmıştır. 

Elde edilen bulgulara göre, çalışmaya katılan erkeklerden 350’si vejetaryen ve vegan idi  (311 vejetaryen, 39 vegan) ve vejetaryen olmayan gruba kıyasla anlamlı olarak daha yüksek depresyon skoruna sahipti (p<0.0001), ayrıca vejetaryen erkeklerde EPDS skoru da daha yüksekti (p<0.0001).

Sonuç olarak vejetaryen beslenen erkeklerde depresif semptomlar daha fazla idi. Nutrisyonel yetersizlikler (örneğin kobalamin veya demir) bu bulguların açıklanmasında yardımcı olabilir.

Bu çalışmanın sonuçları vejetaryen diyet ile beslenen erkeklerde depresif semptom yaşama riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Fakat tersi yönde bir ilişkinin kurulma olasılığı da mevcut olabilir, yani depresif semptomlara sahip olmak da beslenme alışkanlıklarını değiştirebilir ve vejetaryen olma olasılığını artırabilir.

Bu çalışma vejetaryen diyetin gözden geçirilmesi ve uyarlanması ile depresif semptom riskinin artacağına veya azalacağına,  ruhsal olarak iyi olma halinin etkileneceğine, spesifik besinlerin depresif semptom riskini etkileyeceğine dair bir veri sunmamaktadır; fakat seçilmiş besinler ile yapılacak randomize-kontrollü çalışmaların yapılmasını önermektedir.

MCC 17351 (Aralık 2017)

Referans:

Yukarıdaki haber aşağıdaki kaynaktan özetlenerek hazırlanmıştır:

Hibbeln JR et al. Vegetarian diets and depressive symptoms among men. Journal of Affective Disorders 225 (2018) 13–17.http://dx.doi.org/10.1016/j.jad.2017.07.051

 

 

18.01.2018

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis