Skip directly to content

Masalsı Şehir Colmar ve Çevresi

Show
Masalsı Şehir Colmar ve Çevresi

Colmar bir masal kitabından fırlamış gibi rengarenk ahşap evleri, balkonlardan sarkan çiçekleri ve her köşebaşında duran bisikletleri ile ilk görüşte insanı büyülemeyi başaran şirin ve romantik bir şehir.

Masalsı Şehir Colmar ve Çevresi

Yazan: D. Gormezano, theMagger.com

Colmar bir masal kitabından fırlamış gibi rengarenk ahşap evleri, balkonlardan sarkan çiçekleri ve her köşebaşında duran bisikletleri ile ilk görüşte insanı büyülemeyi başaran şirin ve romantik bir şehir.

 

Fransa’nın Alsace diye adlandırılan bölgesi geçmişte Almanya ve Fransa arasında paylaşılamamış ve çok sonraları II. Dünya Savaşı sonrasında Fransa’ya dahil olmuştur. İrili ufaklı birçok kasabanın bulunduğu ve içinden Ren nehrinin kollarının geçtiği bu bölgenin en güzel şehirlerinden biri Colmar’dır. Şehre varmak için Basel Mulhouse havalimanına indikten sonra Fransa bölümü çıkışındaki otobüslere binerek St . Louis tren istasyonuna varıyorsunuz. Buradan Colmar’a giden trene bindikten 45 dakika sonra kendinizi bir masal kitabının içinde buluyorsunuz.

 

Nehir boyunca uzanan rengarenk evleriyle Petite Venise bölgesi şehrin en ünlü bölgelerinden biri. Burada, kanal gezisi yapmak, 1200′lü yıllarda inşa edilen şehrin en ünlü bölgelerinden biri olan St. Martin klisesini gezmek ve kaldırım taşı sokakların her iki yanında kurulmuş kafelerden birinde oturmak yapabileceklerinizin en keyiflileri.

 

Eguisheim

Colmar küçük bir şehir olduğundan çevreyi gezmeniz bir günden fazla sürmüyor. Bu nedenle biz ikinci günümüzde daha önceden yapmış olduğumuz araştırmalar doğrultusunda Colmar’ın çok yakınında başka bir kasaba olan Eguisheim’a gidiyoruz. Ancak ne yazık ki bu kasabaya toplu taşıma aracı olmadığından şehir merkezinden bindiğimiz otobüsün bizi indirdiği yerden yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüş sonrası Eguisheim’a varıyoruz.

Eguisheim; daire şeklinde sokaklar

 

Eguisheim çember şeklinde kurulmuş, sokakları iç içe geçmiş daireler şeklinde ilerleyen küçük sevimli bir kasaba. Kasabanın girişinden yürümeye başladığınızda bir 20 dakika içerisinde farketmeden kendinizi başlangıç noktasında buluyorsunuz. Çember şeklinde kurulmuş kasabanın merkezinde ise çok güzel bir meydan var. Bu meydan küçük küçük kafeleri ve köşede akordiyon çalan yaşlı bir adam manzarasıyla özenle çizilmiş bir tabloyu andırıyor. Fransa’nın en güzel kasabalarının ilk sıralarında yer alan bu güzel kasabaya hayran kalarak dönüşe geçiyoruz.

Eguisheim Meydanı

 

Riquewih

 

Alsace yolu üzerine daha görülecek bir sürü güzel kasaba var ancak bu kadar kısıtlı zaman içerisinde hepsini görmek maalesef mümkün olmuyor. Biz son günümüzde tercihimizi Rquewihr kasabasından yana kullanarak yola koyuluyoruz. Tren saatlerine bağlı kalmamak için taksiyle gitmeye karar veriyoruz ve yemyeşil bağların arasından yaptığımız 20 dakikalık keyifli bir yolculuk sonrasında Riquewih’ye varıyoruz.

Riquewih

Frederic Bartholdi tarafından yapılan özgürlük heykeli

 

Yolda Fransız heykeltraş Frederic Bartholdi’nin yapmış olduğu New York’taki özgürlük anıtının küçük bir modelini görüyoruz. Riquewih, Eguisheim’a göre daha küçük bir kasaba . Girişte uzun bir yol sağlı sollu kafeler ve rengarenk evler var. Yine buradaki kafelerde oturup kahvemiz eşliğinde Bretzel’imizi (yöreye özgü bir çeşit kurabiye; tatlısı da tuzlusu da var) yerken yılbaşında tekrar buraya gelme hayalini kuruyoruz.

29.11.2016

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis