Skip directly to content

Bu Ara Neler Okudum?

Bu Ara Neler Okudum?

Yazan: Betil K. , theMagger.com

 

 

William Saroyan – İnsanlık Komedyası

 

Macauley Ailesi’nin büyüme sancıları çeken ferdi Homer’ın gözünden anlatılan hikayede, II. Dünya Savaşı’nın Amerikan halkı üzerindeki etkisi, yıkılan umutlar, dağılan aileler, hastalıklar, yaşam gailesi ve aşk gibi konular işlenmekte. Saroyan’ın daha önce okuduğum öykü kitabında da dil ve üslubuna hayran kalmış, en dramatik yahut şiddetli olayları dahi saflıkla irdeleyişinden çok etkilenmiştim. Kitaptaki kahramanların yaşadığı olayların yanı sıra, savaşa dair yapılan yorumlar da enfesti. Saroyan’ı çok severek okuyor, ironik anlatımı, yalınlığını ve saflığını çok seviyorum.

 

 

Orhan Pamuk – Kara Kitap

Orhan Pamuk hayranı olduğumu söyleyemem. Son çıkan kitaplarını heyecanla takip ediyor, tüm külliyatını okumak için yanıp tutuşuyor da değilim ama en ortalama bulduğum kitabını dahi okumayı seviyorum. Sanıyorum bunda en önemli etken, şimdiye kadar okuduklarımın hepsinde öne çıkan İstanbul ve İstanbul insanı tasvirleri. Ancak ‘Kara Kitap’ta buna, karmaşık kurgu ve karanlık hava da eklendi. Avukatlık yapan Galip, karısı Rüya tarafından terkedilince, şehrin her yerini dolaşıp karısına dair ipuçları toplamaya çalışır. Derken, gazetecilik yapan kardeşi Celal’in de kayıp olduğunu öğrenir. Karısının kardeşiyle olduğundan şüphelenir ve araştırmalara başlar. Bir süre sonra da kendini Celal gibi yaşar ve düşünürken bulur… Diğerlerinden farklı ve ilginç bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Şimdiye kadar okuduğum Orhan Pamuk kitapları içerisinde ilk sırada ‘Kara Kitap’ var. Şimdilik…

 

 

Michel Tournier – Veda Yemeği

 

‘Cuma ya da Pasifik Arafı’nı okuduktan sonra Tournier’nin diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim. Bu kitabında ayrılmaya karar veren bir çiftin, vereceği veda yemeğine dostlarını davet etmesi ve onlardan dinledikleri hikayeleri konu alıyor. Kitapta konu olarak bir bütünsellik olsa da, her konuğun anlattığı hikaye farklı başlıklar altında paylaşıldığından bir öykü kitabı izlenimi de yaratıyor. Öykülerde metaforlar, çeşitli kitaplara ve sanat eserlerine göndermeler yer alırken, okuyucuya düşünsel anlamda da birçok şey katmakta. Bu düşünceler hayatın içinden aşina olduğumuz kavramları konu aldığı kadar daha üst düzey felsefi düşünceleri de içeriyor. Tabii severek okumamın, öykülerdeki kurguları beğenmemin yanı sıra bu düşünce seviyesine ne kadar çıkabildiğim de tartışılır. Ama şu bir gerçek ki anlayayım ya da anlamayayım, Tournier’nin tarzı ve tavrında bendeki okuma güdüsünü tetikleyen bir şeyler olduğu bir gerçek.

 

 

26.05.2017

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis