Skip directly to content

Rocketman: Elton John’un Müzikal Biyografisi

Hide
Rocketman: Elton John’un Müzikal Biyografisi

Taron Egerton’un İngiltere’nin yaşayan en büyük pop ve rock yıldızlarından birini canlandırdığı Rocketman, Elton John’un müzikal bir fantezi formundaki biyografisi. İster başrol oyuncusunun yetkinliği, ister bir yıl önceki Bohemian Rhapsody’nin düştüğü hatalara düşmemek için bir mayın tarlasında yürürmüş gibi yapıldığının her halinden belli oluşu ile; Rocketman hem LGBTİ+ kültürüne hem de yaşayan efsanelerden Elton John’un müziğine layık olmayı başarıyor.

 

Yönetmen Dexter Fletcher‘ın adını duymamış olabilirsiniz ama kesinlikle duyduğunuz bir işi olduğuna eminiz: Fletcher, geçtiğimiz yıl Bohemian Rhapsody‘nin yönetmeninin skandal set kavgaları ve hakkındaki suçlamalar sonucu büyük bir yüzdesini tamamladığı filminden kovulmasının ardından filmi tamamlayan kişi. 

 

 

Fletcher’ın bu işi çok daha iddialı, çok daha büyük bir prodüksiyon. Ne de olsa söz konusu Elton John’sa, bağımsız ve düşük bütçeli bir yapımla anlatılabilecek minimal ya da sade bir hikâye yok ortada. Üstelik hikâye bir pop yıldızının hikâyesi olunca, oyuncu performansları ve dönemin ruhunu yansıtmak yetmiyor, işin içine müzik giriyor; izleyicinin Elton John’un en bilindik şarkılarını duyma beklentisini karşılama kaygısı yapımcıların önceliklerinden oluyor. Fletcher bu noktada, şarkıların bir bir duyulduğu ya da bir bir sahnede veya piyano başında icra edildiği bir müzik filmi yerine filmi bir müzikal olarak ele alma kararını almış. Yani Elton John’un yaşamıyla alakasız, sadece filmde yer alması gerektiği için duyulan şarkılara pek de yer yok Rocketman‘de; sanatçının fantezileri ve hayatına geri dönüp bakışları üzerinden ilerleyen fantastik bir müzikal bu. Sadece şarkılarıyla da değil, koreografisiyle, kurgusuyla ve hikâye anlatımıyla… Tabii bu formülün işlemesinin en büyük nedenlerinin biri de Elton John şarkılarının sözlerinin onun hayat hikâyesini yansıtabiliyor, yaşadıklarını tanımlayabiliyor oluşu.

 

 

Elton John rolü, Rocketman‘de Taron Egerton‘a emanet. Egerton, Kingsman: The Secret Service filmiyle iyi bir çıkış yakalayan, sonrasında Eddie the Eagle ve Legend gibi ortalama, Robin Hood gibi kötü filmlerde seyirci karşısına çıkan genç bir oyuncu. Kısacık filmografisinin onu bu film için biçilmiş kaftan yapan önemli özelliklerinden biriyse daha önce Elton John’la hem fiziksel hem de müzikal anlamda yan yana gelmiş olması: İkili 2017’deki ikinci Kingsman filminde kısa bir sahnede bir araya gelmeden önce, Egerton seslendirme kadrosunun başrollerinden biri olduğu 2016 tarihli animasyon Sing‘de (Rocketman için de büyük önem taşıyan) I’m Still Standing‘i seslendirmiş. Burada kilit nokta, Egerton’ın şarkı söylemesi, söyleyebilmesi. Sonuçta bir biyografik filmde, dünyaca ünlü bir şarkıcıyı canlandırıyorsanız, playback yapmamalısınız, değil mi? Ayrıca Egerton, Elton John’un da öğüdüyle, kendine ait Elton John yorumunu yapıyor. Malek’in Freddie Mercury taklidinin aksine, Egerton’ın Elton John’u neredeyse özgün bir karakter. Tasarımcı Julian Day‘in baştan yarattığı, Egerton’ın performansına büyük katkı sağlayan Elton John kostümlerinin de hakkını vermek şart.

 

 

Elton John ve müziğinden söz ederken, LGBTİ+ kimliğini görmezden gelmek, cinsel kimliğini keşfederken, gizli ya da açık bir şekilde yaşarken başından geçenlerin ya da hissettiklerinin etkisini göz ardı etmek de imkansız. Rocketman‘in en güçlü yanlarından biri de gözlerini kapamıyor, kafasını diğer yana çevirmiyor, Elton John’un benliğinin bir parçası olan cinsel yönelimini ayıplamıyor oluşu. Rocketman, Elton John’un eşcinselliğini bir kusur ya da şöhretin getirdiği bir yan etki olarak değil, olması gerektiği gibi kimliğinin bir parçası olarak benimsiyor.

 

 

Yazan: Emre Eminoğlu

Mecra: theMagger.com

23.09.2019

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis