Skip directly to content

Ülkemizde Evde Bakım Hizmetleri ve Evde Bakım Hizmetine İhtiyaç Duyan Gruplar

Ülkemizde Evde Bakım Hizmetleri ve Evde Bakım Hizmetine İhtiyaç Duyan Gruplar

Evde bakıma ihtiyaç duyan kişilerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi, evde bakım hizmetlerinin kurumsallaşması ve yaygınlaştırılması ile mümkün.

Evde bakım, daha basit bir ifade ile “ev ortamında bakım” hizmetleri sağlık ve sosyal hizmetlerin ikisini de kapsar. Evde bakım uzun yıllardan bu yana dünyanın gündeminde olmuştur ve önemine dair farklı evreler yaşanmıştır. Kavram 1700’lü yıllar sona ererken Avrupa’da İngiltere’de ve sonraları da Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır. Evde bakım hizmet sunumunun tarihsel süreçte çok farklı amaçları olmuştur. Bunlar arasında; yoksul toplumlar, hastanelerin “kapasite” yetersizliği, bulaşıcı hastalıkların başkalarına bulaşma riskinin azaltılması yer almaktadır. Yirminci yüzyılın ortalarına doğru yaklaşırken, modern tıbbın, sağlık kurumlarının gelişmesi ile birlikte daha önceleri aile bireyleri, hastabakıcılar, hemşireler tarafından sunulan bakım hizmetleri hastanelere ve kurumlara doğru bir yönelme eğilimi içinde olmuştur.1

Adı geçen kurumların kapasiteleri kronik hastalıkları olan bireyler için “yetmemeye” başladığında, evde bakım hizmetleri güncel ve gündemde bir konu olma özelliğini yeniden kazanmıştır. Bugün ise evde bakım hizmetleri çok geniş bir yelpazede değerlendirilmekte. Felsefe olarak da evde bakım, koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici yaklaşımları kabul eder. Evde bakım hizmetleri önceleri “hasta bakımı” olarak algılanmış olsa da günümüzde kavramın çok farklı boyutları olduğu bilinmektedir. Evde bakım hizmetlerinin bireylerin “bağımsız” yaşamalarını sağlayan “maliyet etkili” bir yöntem olduğu, özellikle kurum yerine evlerinde yaşamayı tercih eden bireylerin tercih ettiği bir bakım türü olduğu ifade edilmektedir. Evde bakım hizmetlerinin hastane enfeksiyonlarından korunmada da etkili olduğu belirtilmektedir.1

Evde Bakım Hizmetlerine Gereksinim Duyan Gruplar

Evde bakım hizmetlerine gereksinim duyan grubun bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Yeti yitimi olanlar, kendi kendine yaşamını idame ettiremeyenler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, cerrahi girişim geçirmiş olan bireylerin akut dönemlerini yaşayanlar, özel bakıma gereksinim duyulan bir hastalık geçiren herkes için evde bakım hizmetlerinin varlığı önemli ve gereklidir.

Yaşlılık döneminde bu hizmetlerin gereksinimi var olan hastalıklarla yakından ilişkilidir. Kronik hastalıkların yaşın artması ile birlikte artma eğiliminde olması bir tespit olarak yapılabilir. Her ne kadar ülkeler bölgeler arasında farklılıklar olsa da dünyada yaşlı bağımlılık oranı artma eğilimindedir. Evde bakım hizmeti gereksinimi duyulabilen kronik hastalıklar arasında KOAH, serebral palsi, meningomiyelosel, miyopati, hemipleji, kafa travması, parapleji, tetrapleji, parkinson, multiple skleroz, ALS, polinöropati öne çıkmaktadır.

Evde bakıma, evde sağlık bakımına gereksinim duyan hastalar/bireyler, günlük yaşam aktivitelerinin çoğunda bağımlıdır, bakım veren kişinin desteğine ihtiyaç duyar. Bu hastalara tanı konulduktan sonra medikal tedavisinin yanında nörolojik, ortopedik rehabilitasyon için erken rehabilitasyonlarının yapılabileceği rehabilitasyon kliniklerinde bir süre yatırmak gerekir.1

Türkiye’de Yaşlı Evde Bakım Hizmetleri

Tıp ve teknoloji alanındaki gelişmeler ile yaşam standardının yükselmesi, erken tanı ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler hastalıklara bağlı ölümleri azaltmakta, beklenen yaşam süresi ise uzamaktadır. Beklenen yaşam süresinin uzaması ile birlikte kronik hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu nedenle, kronik hastalığı olan ve yaşam boyu tedavi ve bakım gereksinimi devam eden birey sayısındaki artış gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Dünyada pek çok ülke, pahalı olan kurum hizmeti yerine evde bakıma doğru yönelmiştir. Artan masraflar, hastanelerin yeni bütçe politikaları hastanelerin rolünü akut sağlık bakımları ile sınırlamaktadır. Ülkemizde ise bu anlamda bir geçiş sürecinde olduğumuz söylenebilir.2

Dünya Sağlık Örgütü evde bakımı; kendi kişisel bakımını sağlama, yaşam kalitesini sürdürme kapasitesinde olmayan, kişisel tercihlerini kullanmada ve yaşamının devamının sağlanmasında aile, akraba veya tıbbi, sosyal ve diğer uzmanların desteğine gereksinim duyulan etkinlikler olarak tanımlamaktadır. 2

Evde bakımın en basit tanımı “bireylerin bakım gereksinimlerinin ev ortamında karşılanması” dır. Bu hizmetler, temel günlük yaşam aktivitelerine yardım, terapötik tedavi veya tıbbi hemşirelik ve sosyal bakım gereksinimi olan, kronik veya terminal hastalıklı, iyileşme sürecinde veya yetersizlikleri olan kişilere ev ortamında verilen hizmetlerdir.2

Yaşlılara Evde Bakımın Olumlu Yönleri

Hastaların tümü için iyi ev bakımı, hastane ve bakımevine yerleşmeyi geciktirir. Gelişmiş olan ülkelerde hastane ve evde bakım seçenekleri ile geçmişte hastanede yapılan pek çok şey artık topluma kaymış ve evde gerçekleştirilebilir olmuştur. Yaşlıların büyük çoğunluğu kendi ev ortamında kalmayı tercih etmektedir. Kurum bakımının maliyeti, bu süreçte hastanın toplumsal yaşamdan soyutlanması gibi nedenler yakın çevre içinde bakıma destek sağlayacak hizmetlerin yaygınlaştırılmasını gerekli kılmaktadır.2

Uzun süreli evde bakım hizmetlerinin amacı, bakım hizmetlerine sürekli ihtiyaç duyan kronik hastalar, yaşlılar ve özürlülerin sağlığını korumak onlara bağımsız yaşamayı sağlayacak eğitim ve beceriler kazandırarak profesyonel anlamda kaliteli bakım hizmeti sunmaktır. Evde bakımın yaşlılıkta, fiziksel sağlık, psikolojik durum, bağımsızlık düzeyi, sosyal katılım, kişilerarası ilişkiler, kendi potansiyelini gerçekleştirme ve entelektüel gelişim süreçleri üzerinde olumlu etkileri söz konusudur.2

Ayrıca aile bütünlüğünün korunmasına, stresin azaltılmasına, bireyin kendince alışık olduğu ortamda yaşamını sürdürebilmesine, kendini gerçekleştirebilmesine olanak sağlar.2

Türkiye’de Evde Bakım Hizmetleri

Evde bakım hizmetlerinin yöneldiği yaş grupları; ağırlıklı olarak 65 yaş ve üzerindeki kronik ve uzun süreli bakımı gereken yaşlı hastalar, bunların yanı sıra kronik hastalığı olan her yaş grubu, bebek ve çocuklardır. Bütün bu yaş grupları çok yönlü bakım hizmetlerini güvenli ev koşullarında alabilmektedirler. Ayrıca terminal dönemdeki kanserli yetişkin ve çocuk hastaların onur ve saygınlığını korumak, yaşamın son günlerini daha sevgi dolu ve şefkatle geçirilmesini sağlamak amacıyla bakım hizmetleri evde verilebilmektedir.2

Evde Bakımın Yaşlı ve Aile Açısından Olumsuz Yönleri

• Kişi özel yaşamına müdahale ediliyormuş duygusuna kapılabilir.

• Aile üzerinde artan duygusal, fiziksel ve ekonomik baskı oluşabilir.

• Evde sağlık bakımı verilmesi durumunda birey kendisini gerçekten hasta hissedebilir.

• Birey hastalığın ağırlığına ve gereksinim duyduğu evde bakım hizmetlerine bağlı olarak çevresini çok sayıda insan, alet ve malzeme ile sarılmış hissedebilir.3

Ülkemizde evde bakım hizmetleri gelişmediğinden bu önemli görevler yerine getirilirken hem bakım veren hem de bakımı alan aile bireyleri pek çok sorunla karşı karşıya kalmaktadır.

Yaşlı bireyin bakımından sorumlu olan aile üyesinin;

• Çok genç olması ya da kendisinin yaşlı olması

• Çalışıyor olması,

• Ciddi bir hastalık ya da sakatlılığının olması,

• Birden fazla bağımlı aile üyesine bakıyor olması,

• Yaşlı bireyin bakım sorumluluğunu kabul etmekle toplumsal rollerinin kısıtlandığını düşünmesi, 

• Bakımını üstlendiği yaşlı bireyin ciddi bellek ve davranışsal sorunlarının olması halinde, bakım veren kişi ve aile üyelerinde kurum bakımına yönelme eğilimi artmaktadır.3

 

Bununla birlikte; yaşlı bireyin aşırı ilgi beklemesi, çocuksu davranışlar göstermesi, bakım verenlere düşmanca davranması, yaşlı bireyin kendisini çevreden soyutlaması gibi bazı davranışlar da yaşlıya bakım vermede sorunlar yaratmaktadır. Aile ortamında yaşlı bakımı genellikle yaşlı bireyin eşi ve çocukları üzerinde odaklanmakta, yaşlıların bakımından birincil olarak eşler, kız çocukları, gelinler olarak kadınlar sorumlu tutulmaktadır. Kadının üstlendiği sorumluluklara bir de yaşlı bakımı eklendiğinde, kadınlar fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak olumsuz yönde etkilenebilmektedirler.3

Kadınlar, aynı zamanda iş ve ev ortamında dengeleri sağlamak için fiziksel ve ruhsal yönden stres altındadırlar. Özellikle hem çocuk hem de yaşlı bakımı sorumluluğu alan kadınlar için durum oldukça zordur. Yaşlı bireye bakım veren kadınlar hem çocuklarının hem de yaşlı bireyin bakım yükünü çekerken zaman içinde kendi yaşlanma deneyimlerini yaşamakta, bu dönemin sorunları ve hastalıkları ile mücadele etmekte, kendisinin de bakıma ve desteğe ihtiyacı olabilmektedir.3

Sonuç olarak insan hakları ve etik açıdan bakıldığında; yaşlı/hasta bireyin, bakımdan birinci derecede sorumlu olan bireyin ve tüm aile bireylerinin yaşam kalitesinin yükseltilmesi, aileye destek sağlayacak evde bakım hizmetlerinin kurumsallaşması ve yaygınlaştırılması ile mümkündür.3

UBA 1815 (Temmuz 2018)

Referanslar:

1. Türk Tabipler Birliği. EVDE BAKIM HİZMETLERİ İLE İLGİLİ SAĞLIK EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİNİN GÖRÜŞ VE YAKLAŞIMLARI https://www.ttb.org.tr/kutuphane/evde_bakim.pdf Erişim tarihi: 11.05.2018

2. Bilge U ve ark. Türkiye’de Yaşlı Evde Bakım Hizmetleri. Euras J   Fam Med 2014; 3(1):1-8

3. Öztop H ve ark. Evde bakımın yaşlı ve aile açısından olumlu ve olumsuz yönleri. Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi, 2008 (1): 39-49.

 

18.09.2018

ANKET

Sitemizde aşağıdaki konulardan en çok hangisini görmek istersiniz?

/node/9511/webform-results/analysis